William A. Edmonds

William Edmonds ile 1979 yılı başlarında tanıştım.
Boğaziçi makine diploması elimde, yazmak ve çizmek sevdaları gönlümde serseri mayın gibi ortalıkta salınırken Ayşe Tütüncü beni matbaacı olan babasına gönderdi, “Bak o da mühendis ama matbaacılık yapıyor, seni anlar,” diyerek. Rahmetli Doğan Tütüncü onu ziyaret ettiğim günün öğleden sonrasında beni komik yüzlü, komik sakallı ve komik papyonlu bir Amerikalı ile tanıştırdı, “Redhouse Yayınevi’nin müdürü,” diyerek.
Aynı hafta Sultanhamam’daki tarihi handa bulunan Redhouse Yayınevi’ne gittim.
Gidiş o gidiş...
İngiliz Sir James Redhouse tarafından hazırlanan ve ilk kez 1890’da yayımlanan Türkçe-İngilizce sözlüğün ardından aynı adı alan bu yayınevinde önce ufak tefek metin okuma, düzeltme, grafik işleri ile başlayan serüvenim, çocuk yayınları editörlüğü ve üretim müdürlüğü gibi görevlerle 1979’dan 1991’e kadar on iki yıla yakın sürdü.

İlk ziyaretimde önüme birkaç çocuk kitabı koydu. Farklıydılar. O zamanlar beyaz kağıda renkli basılmış çocuk kitapları bulmak zordu. Oysa elimdekiler öncelikle bu fiziki özellikleriyle dikkat çekiciydi. Bu nedenle de, o yıllara kadarki dönemde çocuk kitabı yayımlayan yayınevleri arasında kaliteli kitap deyince ilk akla gelen yayıneviydi. Üstelik, daha sonra öğrendiğim gibi, Amerikan Board Neşriyat Dairesi adıyla çocuk kitapları yayımlama geçmişleri 1940’lı yıllara uzanıyordu. Bu nedenle de Redhouse deyince akla öncelikle ünlü sözlüğü ve sonra da çocuk kitapları gelir. Tabii bir de Sultanhamam yokuşuna farklı bir hava veren kitabevi. Daha çok İngilizce olmak üzere yabancı dilde bilimsel kitaplar konusunda Haşet Kitabevi, Sander Kitabevi ve Redhouse Kitabevi’nin entellektüel camia nezdinde özel bir önemi vardı. Kitabevinin yöneticisi Nubar yeni kitap geldiğinde hemen ilgili kişilere (diyelim felsefe kitabı geldiyse Hilmi Yavuz’a) haber verir, kitabı başkalarından önce kapmalarını sağlardı.

Ancak yabancı bir kuruluş olarak ürkektiler. (Benim orada çalıştığım süre içinde iki kez bombalanmıştı.) Bu nedenle de, örneğin çocuk kitapları konusu bir ölçüde Bord Heyeti’ne bağlı kolejlerin (Üsküdar, İzmir, Tarsus Amerikan kolejleri) oluşturduğu kapalı devre içinde yürüyor, onunla yetinmek zorunda kalıyordu. Kitapsever anne babalar da bu dönemde amatörce heveslerle üretilen, resim ve metin kalitesi açısından olmasa da, kağıt ve baskı kalitesi açısından öne çıkan ve daha çok okulöncesine yönelik bu kitaplarla yetinmek zorunda kalıyordu.

Redhouse 80’li yıllarla birlikte “dışa” açıldı. Düpedüz ilanlar vererek yazarlar aradık. Güzel Sanatlar Fakülteleri’ni ziyaret ederek çizerler peşine düştük. Dünya masalları dizisinde ünlü klasik masalları bu çizerlere resimlettik. Masal resimleme yarışmaları düzenledik. Yayınevi çocuklara yazmak çizmek isteyen insanlarla dolup taştı. Bugün çocuk yazarı çizeri olarak adını duyduğumuz kim varsa (hepsini saymak zor, aklıma ilk gelenler Aytül Akal, Ayla Çınaroğlu, Yalvaç Ural, Vedat Dalokay, Hakkı Özkan, Mıstık, Huban Korman, Melek Güngör, Seza Aksoy, Yıldırım Derya, Şekip Davaz... ) ya yolu Redhouse’tan geçti ya da ilk yapıtları burada yayımlandı. Önceleri yalnızca Edmonds ile iki kişi olarak yürüttüğümüz bölüm Aslı Özer, Feridun Oral, Neslihan Hun ve Sadık Oğuz’la bir ekibe dönüştü. Dünya çocuk edebiyatının güncel ve önemli örneklerini yayımladık. Sendak’ın Where the Wild Things Are (Canavarlar Ülkesinin Kralı adıyla,) Spatzen Brauchen Keinen Schirm (Serçeler Yağmurdan Korkmaz adıyla,) Little Bears Visit (Küçük Ayının Bir Günü adıyla) bunlardan birkaçı...

Bütün bu gelişmelerin arkasında teşvik edici, yönlendirici, destekleyici, yüreklendirici olarak Edmonds baş rolü oynadı.

Mavibulut Redhouse’ta doğdu.
1980 yılında, daha Redhouse’ta çalışmaya yeni başlamıştım. Kendim için bir yayınevi kurmak istedim. Düşünün, bir işyerinde çalışmaya başlıyorsunuz ve kendi işinizi kurmaya hevesleniyorsunuz. Bunu yapabilmemin ve otuz yaşına girmek üzere olan Mavibulut’u var edebilmemin nedeni de Edmonds oldu.

Kırmızıfare Redhouse’ta doğdu.
Daha ilk andan para getirmeyecek bir proje olduğunu bilmesine rağmen Edmonds çocuklar için bir edebiyat dergisi fikrimi destekledi. 1990 yılında başladığımız ve ilk dört sayısını Redhouse’ta yayımladığımız dergiyi sonradan Mavibulut olarak on yıl yayımladık.

Edmonds birçok konuda destekleyici tutumunu sürdürdü. 1980’li yıllarda Bologna Kitap Fuarı’nda, Frankfurt Kitap Fuarı’nda standımız vardı. Her anlamda öncü ve hareketli bir Redhouse Çocuk Yayınları ortamının oluşması onun sayesindedir. Yüreklendirmeyi de bildi, hatalarıma izin verecek yüce gönüllülüğü de gösterdi.

1991’de emekli oldu. Yeni yöneticiler çocuk kitaplarına ara vermek isteyince ekibimiz dağıldı. Ancak yıllar sonra ne mutlu ki Redhouse Kids aynı ruhla öncü çocuk kitapları yayımlamak üzere varlığını sürdürüyor.

William Edmonds’a ben çok şey borçluyum. Yalnızca ben değil, ülkemizde çocuk yayımcılığı alanı da çok şey borçlu.


TOP