Fatih Erdoğan

Çocuklarla... Kitaplarla...

Hakkımda yazılanlar
  • “Fatih Erdoğan Bookbird Dergisi’nin Türkiye editörü” Cumhuriyet, 4 Kasım 1986.

  • “Çocuk Açısından Resimli Kitap” Çocuk Edebiyatı Yıllığı, haz. Mustafa Ruhi Şirin, İstanbul: Gökyüzü, 1987; 498-500.
  • “Soruşturma 6: Okulöncesine Yönelik Edebiyat” Çocuk Edebiyatı Yıllığı 1987, haz. Mustafa Ruhi Şirin. İstanbul: Gökyüzü, 1987; 528-530.
  • “Once Upon a Time in Turkey” Dateline Turkey, (1987) 142; 12.
  • “Original Books for Turkey’s younger Set” Dateline Turkey 13 Ağustos 1988. s.12.
  • “Kesintisiz Temel Eğitim” konulu soruşturmaya cevap. Varlık Dergisi: Eylül 1997. Sayı:1080.
  • “Kitaplar Güzel de İçinde Ne Var?” Hürriyet Gazetesi Cumartesi eki. 9 Mayıs 1998. S.2.
  • Necatigil, Behçet. Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü. Varlık Yayınları, 17. Basım, 1998. s.146.
  • Betten, Lioba. Children’s Literature Research/International Resources and Exchange adlı kitapta bütün dünyadan çocuk edebiyatı uzmanları arasında yer alıyor. K.G.Saur Yayınevi, 1991. Münih. s.246.
  • IJB Report 4, 1984. Internationale Jugendbibliothek bülteni. “Zum Titelbild” Kapak resmini yaptı ve iç kapakta yazar olarak tanıtıldı.
  • “Bakü Kitap Sergisi Öz İşine Başladı” Müsavat Gazetesi. 14 Eylül 2001. S.15. Bakü Kitap Sergisi münasebetiyle verdiği konferansı haber yapmıştır.
  • “Çocuklara Muzır Neşriyat” Nokta Dergisi. 2 Mart 1986. S.50-52.
  • “Dedem de Develer de Derelerde Yüzdüler” Türkçe ders kitabı. Özer Yayınları, 1997. İmla konusunda yazılmış bir öyküsü ders kitabına alındı.
  • Nas, Recep. Örneklerle Çocuk Edebiyatı. Ezgi Kitabevi Yayınları. Bursa: 2002. S.379. Kaynakça’da 6 yazısına yer verildi.
  • Ateş, Kemal. Gülten Dayıoğlu’nun Romanları. T.C. Kültür Bakanlığı. Ankara:1998. S. 269. Kaynakça’da üç yazısına yer verildi.
  • Gürel, Zeki. “Dünya Çocuk Yılından Günümüze Çocuk Edebiyatı Üzerine Bir Bibliyografya Denemesi”. Littera, Cilt 3, 1992. S. 136-156. Listede 12 yazısı yer alıyor.
  • Gültekin, Ali. “1960-1990 Yılları Arasında Türk Çocuk ve Gençlik Edebiyatında Konu Sorunu”. I. Ulusal Çocuk Kitapları Sempozyumu Bildiri Kitabı. Ankara: Ankara Üniversitesi, 2000. S.295-305. Kaynakça’da 2 makalesi yer alıyor.
  • Gönen, Mübeccel. “Resimli Çocuk Kitaplarının İçerik, Resimleme, Fiziksel Özellikleri ve Türkiye’deki Son On Yılda …Yapılmış Tezler”. I. Ulusal Çocuk Kitapları Sempozyumu Bildiri Kitabı. Ankara: Ankara Üniversitesi, 2000. S.379-386. Kaynakça’da bir makalesi yer alıyor.
  • Kocadoru, Yüksel. “Günümüzde Yazılan Türk Masallarında Eksik Öğreticilik Boyutu”. I. Ulusal Çocuk Kitapları Sempozyumu Bildiri Kitabı. Ankara: Ankara Üniversitesi, 2000. S.479-490. Kaynakça’da bir makalesi yer alıyor.
...Liste henüz tamamlanmamıştır...




REMZİ KİTAP GAZETESİ ÇOCUK YAZINI KÖŞESİ
GÜNEŞLİ KÜTÜPHANE-EYLÜL 2007/ SİMLA SUNAY


ALT TARAFI BİR ÇOCUK YAZARI

Günümüzün anne babaları ki onlar; internetten araştırmadan harekete geçmez, doktorların, diyetisyenlerin ve pedegogların dediğinden çıkmaz; çocuklarına kitap seçerken nasıl bir reçeteye ihtiyaç duyar acaba? Okullardan önerilenler dışında; yayınevi seçiciliği, fısıltı gazetesi gibi yollara başvuran anne babaları, rafların önünde, arka kapak tanıtım metinlerini okurken pek kararsız görüyorum. Evet, gizlice onları/sizleri izliyorum. Bir yol daha var. Bir yazarın peşinden gitmek... Hem de bu yazar Türkiye’yi okul okul gezen büyük olasılıkla da çocuğunuzla çoktan söyleşmiş bir usta ise. Sizi çocuğunuzun yazarıyla tanıştırma vakti geldi.
23 Nisan’da doğmuş olması bir işaret olmalı. Yoksa hangi aklı selim mühendislik gibi gözde bir mesleği bırakıp kitapların arasında bir yaşam kurar? Üstelik de kendini Çocuk Yazını’na adar. Fatih Erdoğan tüm bunları yaparken Çağdaş Çocuk Yazını’nın öncülerinden olacağını planlamamıştı belki de ama o hep tabuları yıkandı. Tek işi korkutmak olan canavara diş fırçalattı, bir çocuğu bir yılanın karnında yolculuğa çıkardı, artık çocuklar korkmadığı için geceleri canı sıkılan canavar, hayalet ve öcüye bir çocuğun ağzından masal dinletti, korkunç bir korkuluğun yalnızlıktan korkusunu yazdı…1984’te kurduğu Mavibulut Yayınevi’nde; kendi yazıp-çizdiği okul öncesi kitapları, çoklu zeka geliştirici öykü çözümleme serileri, sihirli ve macera dolu çocuk romanları, içinden aşk geçen gençlik romanları ve Kırmızıfare adlı çocuk yazını dergisini yarattı. Yüksek lisansını ve doktorasını İstanbul Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümü’nde yapan ve 1992-2002 arası ders veren yazar, pek çok kütüphaneci yetiştirdi.
Aynı zamanda Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği’nin kuruculuğunu ve uzun yıllar da başkanlığını yapan Fatih Erdoğan, 1980’de Redhouse’ta başladığı yayın hayatı boyunca pek çok çeviriye imza attı. 1987’de A. De Saint Exupéry’den Küçük Prens’i çevirdi. Bugün kitabın pek çok korsanı olsa da yayın hakları Mavibulut Yayınevine ait.
Erdoğan, bir gün, bir çizer ve yazarla yapılan toplantıda resimleri beğenmediğini dile getirdiğinde karşı taraftan şu yanıtı alır; “Yani canım, alt tarafı bir çocuk kitabı”… 40 kadar kitap, Münih Uluslararası Çocuk ve Gençlik Yayınları Kütüphanesi’nde katıldığı araştırma ve sempozyum, yurtiçi ve yurt dışı sayısız konferans, pek çok makale ve Bilgi Üniversitesi’nde “Çocuklar için Yazmak”, başlıklı eğitici seminerleriyle; alt tarafı bir çocuk yazarı; Dr. Fatih Erdoğan…



Kuşumu Kim Kışkışladı?

“Kuşum uçtu, kuşum gitti. Kuşumu kış kışkışladı.”

Kuşu kafesinden kaybolan bir çocuk ne yapar? Önce ütü yapmakta olan annesine gider ve sorar; “Kuşumu kim kışkışladı?”. Ama annesi o kadar işi arasında kuşu nasıl kışkışlar? İşten yeni gelmiş mutfakta salata yapmakta olan babasına gider ancak yeterli bir cevap alamaz. Ablası ise kuşu kışkışlamamıştır çünkü bebeğini pışpışlamaktadır. Kedi ise; “Ben kuş kışkışlamam ancak yerim” der. Elbette kuşu kış kışkışlamıştır. Kuş bulunsa da göçle gelen ayrılık kaçınılmazdır. Bazı kuşlar göç eder. Bazen insanlar da göç eder. Göç bir ayrılıktır ama sonsuza dek sürmez. Fatih Erdoğan sanki yazmaktan çok bestelediği sözcüklerle tüm bunları anlatırken, kelimelerin müziği eşliğinde şiirle ilk tanışmayı da gerçekleştiriyor. Yeni eğitim sistemine göre el yazıyla basılan okul öncesi ve ilk okuma serisi içinde yer alan çok keyifli bir öykü “Kuşumu Kim Kışkışladı?”.
“Fili Yuttu Bir Yılan”, “Beş Beyaz Benekli Baykuş”, “ Pabucumun Bağı Çözüldü”, “Dedem Bana Düdük Yaptı”, Ablam Bana Dil Çıkardı” ve “Gece Gelen Konuklar” 16 kitaplık aynı seriden bazı diğer başlıklar.

Fatih Erdoğan, Mavibulut Yayınları, 5+, 30s , 6. Basım, 2006

Sihirli Kitap

“Keşke şöyle tarihi bana tıpkı filmlerdeki gibi canlı ve heyecanlı anlatan bir kitabım olsaydı…”

Sihirli Kitap”, 5 kitaplık dizisinin içinde sihirli bir tarih kitabının çevresinde dönen serüvenleri anlatıyor. Dizinin ilk kitabı “Sihirli Kaykay”, devamı; “Sihirli Şapka”, “Sihirli Şemsiye” ve “Sihirli Küre”.
Bir gün, parktaki meşe ağcının altından geçerken çok istediğiniz bir şeyi yüksek sesle dile getirdiğinizde kafanıza bir palamut düşerse, onu sakın atmayın! Ancak olabileceklerden tamamen yazarınız sorumlu. İşte Oktay, doğum günü tarih sınavıyla çakışınca çok üzülmüştür ancak kafasına düşen meşe palamudunu cebine attığında, arkadaşı Nilüfer ile birlikte dinozorlarla karşılaşacağını, 2102 yılının sanal dünyasına dalacağını ve 1972’de Nilüfer’in babasının çocukluğu göreceğini hiç düşünmemişti elbet. 1972 döneminde, Nilüfer’in, babasının kendinden örnekleyerek verdiği öğütlerin hiçbirinin doğru olmadığını keşfetmesi çok hoş ve gerçekçi bir anlatım sunmuş. “Ben çocukken…” diye başlayan cümlelere dikkat! Önerimiz bu kitabın ön kapağını yüzünüze yaklaştırın ve; “KAPAĞI AÇ, MERAK ET. TEK GEREKEN CESARET”

Fatih Erdoğan, Mavibulut Yayınları, 8+,160s, 6. Basım, 2007


Ayşegül’e ne oldu?

“O bir kız değil ki, Ayşegül arkadaşım benim. Nerede Ayşegül? Neden günler geçip duruyor ve Ayşegül bulunmuyor? Neden hayat devam ediyor?”

Bulut, Orhan ve Mustafa dünyayı gezmeye karar verirler. Aslı ve Ayşegül’de onlarla gelecektir. Ancak Bulut kızları sevmez! Ne var ki, diğerlerine kızların dayanıksız olduğunu kabul ettiremez bir türlü. Üstelik Orhan “Bizim evde en dayanıklı kişi annemdir.”, der “Biz grip olunca bize o bakar, kendi grip olunca bize yine o bakar.” 5 kafadar dünyayı gezmek için harita ve kaynak ararken Ayşegül beklenmedik bir şekilde kaybolur. Herkes çok üzülür ancak üstünden zaman geçince sanki herkes Ayşegül’ü unutur. Biri dışında. Kızları sevmeyen Bulut; “O bir kız değil ki arkadaşım” dediği Ayşegül’ü bulmak için iz sürer, kanıt toplar ve araştırır. Zamanla babası da ona katılır. Taş Ocakları etrafında heyecanlı bir serüven başlar. Bulut ve arkadaşlarının maceralarını içeren ikinci kitap ise “Korsan Kitap Çetesi”. Yine oldukça ilginç konusu ve duru anlatımıyla kaydıraktan kayar gibi akan kurgusuyla bir çırpıda okunacak bir kitap.

Fatih Erdoğan, Mavibulut Yayınları, 8+,160s, 7. Basım, 2007


Aşkım Çoban Yıldızı

Serkan kolunu kaldırıp Aylin’in omzuna doladı. Aylin de kolunu onun beline sardı. Sözleşmiş gibi parka doğru yürüdüler. Yumuşak bir meltem bedenlerinin arasından geçmeyi denediyse de, başaramayıp çevrelerini dolaştı.”

Türkçe’de aşkı daha güzel anlatan bir çocuk ve gençlik yazarı daha tanımıyorum dersem her halde abartmış olmam. “Aşkım Çoban Yıldızı” bir gençlik romanı. Lise son sınıfta okuyan, hani her okulda rastlayabileceğimiz, birbirinden hiç ayrılmayan iki aşık ve onları bekleyen hayatın acı yönü. Aylin “kendi olmak” istediği için bitirdiği ilişki sonrası arayışlarına devam ederken, Serkan ise Aylin’in kararını anlamaya çalışmakta zorlanmaktadır. Bu arada hayat Serkan’ın karşısına “kendi olamamış” kadınlar çıkarır. Eşleri ve çocukları için ertelenen arzuların tortuları içinde mutsuz kadınlar topluluğu hiç de azımsanmayacak bir nüfustadır. Bu kitap bana annemi ve onun hayatını düşündürdü. İlk defa onun bize verdiklerini yoksa biz mi çaldık diye sorguladım. Yeni nesil genç kızların annelerindeki bu kayıpları keşfettiğini ve bu nedenle daha özgür bir hayat için savaştıklarını gözlemliyorum. Özgürlük de mutluluk gibi, söylemezsek, hiç olmayacak.
İlişki ve evlilik aslında insanları tutsak etmez. İnsanlar insanları tutsak eder. Yine sade diliyle, akışkan anlatımıyla usta yazar, büyürken ayağımıza dolanan ipleri, kaygılarımızı, tüm bunların içinde kendi olma çabamızı yücelten ve aşkın kazandığı etkileyici bir roman sunuyor.

Fatih Erdoğan, Mavibulut Yayınları, 14+,160s, 3. Basım, 2006


Onu Seviyorum

“Dikenimi uzatıyorum. ‘İster misin?’ Alıyor. ‘Dikenden fıstık çıkar mı hiç?” diyor. ‘Çıkmaz’ diyorum. Bana bakıyor sonra. Gözleri yeşil saçları bal rengi. Onu seviyorum.”

Yazarın ilk aşklarına adadığı bu kitabının tek bir konusu var. Aşkın en saf halleri… En gerçek, en dürüst ve en şirin…Yazarın Radikal Gazetesi’nde yazdığı dönemde bir yakınması var. Aşkı çocuklarımızdan saklıyoruz. Derslerini bozması endişesiyle onları aşktan uzak tutmaya çalışıyor kendi aşkımızı ise kapı arkalarına gizliyoruz. Kaçımız çocuğumuzun önünde eşinin elini tutuyor ya da öpüyor? Bu kitap yolda yürürken annemle babamın elini birleştirdiğim günlerime götürdü beni. İçimde hep bir şüphe ile büyüdüm. Neden önümüzde kavga ediyorlar da birbirlerini sevmiyorlar? Sevgi ayıp kavga ise açık mı olmalı? Bu yüzden oğlumun önünde eşime olan duygularımı göstermeye gayret ediyorum elimden geldiğince. Sevgiyi görmeli çocuk ki bulduğunda şaşırmasın.
Onu Seviyorum, küçük bir çocuğun bir değil birkaç aşkını, duyduğu ilk heyecanı, bir kere göz göze gelmek için saatlerce kapı önlerindeki bekleyişleri, umutları, kıskançlıkları ve ilk çocukluk aşkının da ağlatabileceğini, şimdiki zamanlı ve birinci tekil ağızlı özel kurgusuyla, sunuyor. Hem büyüklere hem küçüklere olağanüstü bir sevgi anlatımı…

Fatih Erdoğan, Mavibulut Yayınları, 10+,132s, 5. Basım, 2006