Bursa 1. Öykü Günleri Soruşturması

Çocuk kavramıyla anlatılmak istenen nedir, çocuk yazını bağlamında çocuk nedir, nasıl bir şeydir o?
Çocukluk bir süreçtir. Gelir geçer. Bizler her şeyi olduğu gibi, yaşamı da (belki daha iyi anlayabilmek için) dilimlere ayırırız. Böylesi kolayımıza gelir. Gelir de, biliriz ki bir yandan, dilimlemek her zaman yeterli olmuyor. Örneğin, bireyi 18 yaşına kadar çocuk kabul edersiniz, ama bir bakmışsınız 12 yaşında bir çocuk en akıllıca sözü söylerken, biz ellisinde saçmalayıvermişiz. Her neyse, çocuklara yazanlar için çocuk bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak hızlı bir gelişim sürecinde olan ve düne değil, daha çok yarına bakan kişidir.

Çocuk yazınına dair neler söylemek isteriniz? Nedir, nasıl olmalıdır? Çocuklara şiirler, öyküler bağlamında özellikle söylemek istedikleriniz olmalı… Çocuklara okuma alışkanlığı nasıl kazandırılabilir? Çocuklar için iyi bir okuma nasıl olmalıdır?

Çocuk yazınında olması gerekenler ile yetişkin yazınında olması gerekenler hiç farklı değildir. Yazın bir sanattır; sanat olduğu için de kuralı olmaz. Kuralı olmaz, ancak yetişkinlere yazmaktan bir farkı vardır ki, çocuklara yazarken onun geleceğin okuru olmasını da hedefleriz. Yani bir yetişkin yazdığımızı okur ya da okumaz, beğenir ya da beğenmez, bu onun yaşamında çok önemli bir etki yapmaz, Ama bir çocuğu biz küçük yaşta kötü bir kitapla yüzleştirirsek, geleceğin okurunu okumayı sevmez hale getiririz. Demek ki öncelikle, çocuklar için yazdığımız metnin "eğlenceli" (komik demiyorum) olması gerekir.

Çocuklara yazma alışkanlığı nasıl kazandırılabilir?
Yazmak herkes için zevkli değildir. Hatta tersini söyleyelim; yazmak çok kişi için son derece sıkıcı bir eylemdir. Bence öğretmenlerin de, anne babaların da en zor başarabileceği şeydir yazma zevkini vermek. Doğuştan yazmaya yetenekli ve ilgili çocukları bir yana bırakalım, sıradan bir çocuk öğrencinin baş belasıdır "kompozisyon yazmak". Bunda öğretmenlerin de rolü olabilir, eğitim sisteminin de. Ancak ben asıl "suçlu"nun kötü yazarlar olduğuna inanıyorum. Çocukken elma şekeri yapmaya kalkmıştım. Nedeni de Bakırköy'deki bir pastanede yapılan elma şekerlerinin çok güzel olmasıydı. Yani çocuğun içinde azıcık da olsa bir yazma hevesi varsa, onu ortaya çıkaracak, kışkırtacak olan şey iyi yazılmış bir metin (öykü, roman...) okumasıdır. Bugünün kitap sevmez yetişkinlerini yaratanlar bir zamanların kötü yazarlarıdır.
Postmodern sanat yayılımının çocuk yazınına etkisi nedir, nasıldır?
Çocuk yazınında postmodern bir sanat yayılımı olduğunu da bu röportaj vesilesiyle öğrenmiş bulunuyorum. İtirazım da yok, ama Türkiye'nin her yerinde yaşayan çocukları aynı anda düşündüğümde, şu andaki odak noktamızın doğru düzgün kitaplar yazmak ve bunları her çocuğa ulaştırmak olması gerektiğini düşünmekteyim. Ha, yazarlık süreçlerimizde, yazma pratiğimizde deneyeceğimiz şeyler olabilir, olmalı da. Post modern tarzın ifadesini bulduğu yazma teknikleriyle çarpıcı kitaplar yazılsa keşke...
Ülkemizde çocuk yazınının durumu nedir, çocuk yazını bağlamında neler yapılabilir?
Ülkemizde çocuk yazının yeri şudur: Gelişme eğik düzlemine girmiş her alanda olduğu gibi, bu alanda da var olan nicelik patlaması yerini nitelik ayrışmasına götürecektir. Açayım: Uzun yıllar boyunca çocuklar için kitap olmadığından yakınıp durduk; şimdi ise "önüne gelen çocuk kitabı yazıyor" diye yakınanlar var. Oysa bu doğal bir süreç. Ortalık kitapla dolmalı ki, seçme ve dolayısıyla da ayıklama sürecine girebilelim. Şimdi nicelik çoğaltma süreci devam ediyor ama aynı anda ayıklama ve zeçicilik de başladı, anne babalarda, öğretmenlerde ve editörlerde. Artık editörler "önlerine geleni" basmaya korkacaklar, alıcıların bilinci geliştikçe...
Yazarlarımıza, şairlerimize düşen görevler nelerdir? Her şair ve yazar çocuk yazınına eğilmeli mi?
İstiyorlarsa eğilsinler, zevkli bir uğraş çünkü.
Siz, kişisel olarak hangi çabaların içindesiniz?
Yazıyorum. Ben ve çocuk okurlarım (kitaplarımı okuyan yetişkinler de) çok mutluyuz.
Ülkemizdeki “Dünya Öykü Günü” etkinlikleri ve bu etkinlikler içinde çocuk yazınının yeri konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bu tür etkinliklerde çocuk yazının da yer almasının önemi şurda: hani şu "her önüne gelen yazıyor" denen yazarlar var ya, işte onlar çocuklara yazmakla yetişkinlere yazmanın farklı olmadığını, çocuklara yazarken de belli bir çıtayı tutturmaları gerektiğini fark ediyorlar.
TOP