"Çocuk Öyküleri" / Buca Eğ. Fak. DEÜ


DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ BUCA EĞİTİM FAKÜLTESİ TüRKÇE ÖĞRETMENLİĞİ ÇOCUK EDEBİYATI DERSİ: “ÇOCUK ÖYKÜLERİ”

1. Öykü yazmaya nasıl başladınız? Ne kadar süredir çocuk öyküleri yazıyorsunuz?
Çocukluk yaşlarımda başladım, ama ilk kitabım yayımlandığında 26 yaşına gelmiştim. Kardeşime Türkçe çalıştırmak istemiştim. Bir öykü yazıp üzerinde çalışmak bana iyi bir fikir gibi geldi. Oysa yazilmiş yayımlanmış bir sürü öykü var değil mi, ama işte yazmaya bahane olsun...


2. Öykülerinizi yazarken, çocukların seviyesine inmeyi nasıl başarıyorsunuz?
Bilmem. İnebiliyorum bir şekilde. Bu bir şans. Biraz da şuradan kaynaklanabilir: Bir şey öğretmeye kalkmıyorum. Aslında çelişkili bir durum, çünkü özel hayatımda bildiğim şeyleri öğretmeye çalışmaktan kaçınmayan biriyim. Yanlış gördüğümü söylemek, eleştirmenin sorumluluğunu almak.. vb. Ama iş çocuklara yazmak olunca bunu yapmıyorum işte. Umarım ben yazarken eğleniyorumdur, onlar da okurken...


3. Öykülerinizde çocuklara öncelikle neyi vermeyi amaçlıyorsunuz? Öykü sizce çocuğa neler kazandırmalıdır?
Lezzet. Okuma lezzeti. Tam da bunu vermek istiyorum. Öykülerim çocuklara lezzetli cümlelerle bir okuma zevki verebiliyorsa ne ala.


4. Öykü çocuğa ne gibi yararlar sağlar?Çocuğun gelişimine katkısı nedir?
İyi bir öykü okumak çocuğun beynini geliştirir. Öyküdeki olayları, tasvir edilen mekanı, kişileri beyninde oluştururken beynini kullanmış olur. İyi bir öykü okumak çocuğun (özellikle dilsel) estetik ölçütlerini inceltir. Daha önce kabasaba esprilere gülen ve öyle konuşan çocuk, öykülerle beslendiğinde sözcük dağarcığı ve sözcük seçimindeki titizliğiyle farklılaşmaya başlar. İyi bir öykü okumak, çocuğu hayatla, başka insanlarla ilişkisinde güçlendirir, çünkü öykünün kurguladığı bir insanlık durumu (bu komik olabilir, acıklı olabilir, hüzünlü olabilir, gerilimli olabilir...) üzerinde düşünürken hayatta kendi sınırlı yaşantıları içinde deneyimlemediği şeyleri yaşamış gibi olur.


5. Sizce herkes öykü yazabilir mi? Öykünün sahip olması gereken özellikler nelerdir?
Önce bunu istemesi gerekir. Böyle bir istek varsa, bol bol öykü okuması gerekir. O öyküler üzerinde zihin yorması ve bir beğeni kategorisi geliştirmesi gerekir (ki okudukça bu kendiliğinden gelişir zaten). Bu arada da sürekli yazması gerekir. Yazdıklarını güvendiği kişilere (eş, dost, yayınevi editörleri...) okutması, (alacağı tepkilere karşı hazırlıklı olmak koşuluyla tabii) yararlı olur. Eğer bunları belli bir olgunlukla karşılamazsak olumlu tepkiler de olumsuz tepkiler de aynı hasarlara yol açabilir.


6. Çocuklara kitap sevgisi kazandırmak, öykünün zengin dünyasına katılımını sağlamak için neler yapılabilir? Türkçe öğretmeni adayı olarak bize neler tavsiye edersiniz?
Bizlerin çocuklara ulaşmasını sağlayan en değerli müttefiklerimiz öğretmenler. Onlara gerçekten çok şey borçluyuz. Bizlerin işi bir ölçüde onlarınkinden kolay, çünkü soyut bir çocuk kavramı üzerinden ortalama bir çocuğa yazıyoruz. Ancak öğretmenler her günlerini 30-40-50 civarında her biri ayrı bir kimlik ve kişilik olan somut çocuklarla geçiriyorlar. İşte bu farklı farklı zevkleri, beklentileri, kişilikleri olan çocuklara eğitimlerinin yanı sıra okuma zevkini de vermeye çalışmaları o kadar kolay değil, ama bunu başarmak için nasıl uğraştıklarını yıllardır izleyen biriyim. Bu anlamda gerçekten benim tavsiye edebileceğim bir şey yok. Kitapları mümkünse okumaları ve çocuğa önermeden önce "içine" bizzat bakmalarını önerebilirim. Reklamına vb kanarak önerilen kötü bir kitap okuma zevkini sessizce öldürüyor çünkü. Okuyun. Sizin canınızı sıkıyorsa çocuğun hiç canını sıkmayın.
TOP