Savaş ve Kitap...

size1
James Elder Christie, 1881

Uçuç böceği uçuç böceği...
Durma çabuk evine uç
Evin yandı kül oldu
Çocukların artık yok
Yalnızca biri kaldı: Ann
Zavallı küçük Ann
Sobanın altına saklandı
Yoksa kurtulamazdı inan

Peter ve İona Opie adlı bir çift 1951 yılında Londra dışında gezerlerken kadının omuzuna bir uçuç böceği konar. Kadın o anda kendini çocukluğundan hatırladığı yukardaki tekerlemeyi söylerken bulur. Birden, belki de ilk kez, o ana kadar anlamı üzerinde hiç durmadıkları bu tekerlemenin nasıl ve niye ortaya çıktığını merak ederler. Bu merak sonuçta önemli bir tekerlemeler antolojisi kitabının ortaya çıkmasını sağlar.

1212 yılında Almanya'da bir haçlı ordusu toplanmıştı. Bu ordunun öteki haçlı ordularından ayrılan önemli yanı şuydu: Tümüyle çocuklardan oluşturulmuştu! Yetişkinler çocukları toplamış ölüme gönderiyorlardı! Bu ordu asla 'kutsal topraklar'a ulaşamadı. Hemen hemen tümü daha ülkelerinin sınırlarından bile çıkamadan açlık, susuzluk ve hastalıktan kırıldı.

İşte Fareli Köyün Kavalcısı adıyla bilinen masalın bu korkunç olaydan kaynaklandığı ileri sürülür. Tıpkı yukardaki tüyler ürperten tekerleme gibi Fareli Köyün Kavalcısı masalı da mutlaka büyük acılar barındırıyor arkasında.

İki dünya savaşında insanlar en büyük acıları yaşadılar. Birçoğumuz yaşananların 'ikinci elden' tanığıyız. Yani sinemadan, edebiyattan izledik savaşları. Savaş ve savaşın ortaya çıkardığı insanlık durumlarının sayısız ürünleri hem kitaplığımızda hem de sinema tarihimize geçmiş film makaralarına dolanmış duruyor film arşivlerinde. Ama savaşların canlı tanıkları da var hâlâ. Onlar ölümleri yaşadılar, yitirmelerin acılarını, korkularını, açlıkları, ilaçsızlıkları... Savaş bittiğinde bu insanlar dediler ki: “Büyük bir çılgınlıktı! Saçmaydı! Bir daha asla!”

Savaşların bir daha olmaması için ne yapmalıydılar? Yıllarca çeşitli cephelerde ellerinde silahlarıyla dolaşan gencecik insanlar, yine kendileri gibi gencecik başka insanları öldürmüşlerdi. Bu insanların gençliklerinde başka ortak olan bir yönleri daha vardı: Birbirlerini tanımıyor olmaları! Birbirlerini tanıyor olsalardı öldürebilirler miydi? Savaşlar politikaların ürünüydü ama ölenler ve öldürenler insanlardı. Cephede yüzyüze gelmiş iki insanın birbirine silahlarını doğrulttuklarında yaşadıkları o korkunç saniyeler hiçbir politika ile açıklanamazdı.

Mühih'teki
Uluslararası Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi'nin kurucusu Jella Lepman 1945 yılında şöyle dedi: Dünya çocukları birbirini tanısın. Gelecek nesilleri oluşturacak olan bu çocuklar birbiriyle kaynaşsın ve birbirlerini öldürmesin. Dünya çocuklarının birbirlerini, yaşantılarını, kültürlerini tanıması için de hepsine yönelebilecek ortak bir araçtan yararlanalım: Çocuk kitapları!

Bugün Iraklı çocuklar mama bekliyor. Mama kitaptan daha acil onlar için. Ne olur onlara mama gönderelim! Dünyada şu anda savaş çığırtkanlığı yapan bütün devlet yöneticilerine de çocuk kitabı...

-----------------------------------------------------------------------------
NOTLAR:
Yazı Irak savaşı sırasında yazıldı. Suriye, Gazze de eklenerek okunabilir.

Peter ve İona Opie
Iona Archibald Opie (doğ.13 Ekim 1923) ve Peter Mason Opie (25 Kasım 1918 – 5 Şubat 1982) folklorcu bir çift. Modern araştırma tekniklerini çocuk edebiyatında uygulamalarıyla biliniyorlar. Sözünü ettiğim kitapları Oxford Çocuk Tekerlemeleri Sözlüğü adıyla 1951’de yayımlanmış. 1959’da ise Okul Çocuklarının Kullandıkları Dil ve Jargonları adını taşıyor.

Fareli Köyün Kavalcısı masalı hakkında bilgi: (Almanca adıyla: Rattenfänger von Hameln)

(Bir daha) okumak isterseniz, Kamuran Şipal çevirisiyle Grimm Masalları Ciltlerini öneririm: Fareli Köyün Kavalcısı
TOP